İşçi ve işveren arasındaki iş sözleşmesi, sürekli ve karşılıklı borç yükleyen (işçinin iş görme, işverenin ücret ödeme borcu) bir ilişkidir. Hayatın olağan akışı içerisinde, işçinin işyeri dışında bir olaya karışarak gözaltına alınması veya tutuklanması, bu ilişkinin sekteye uğramasına neden olur. 4857 sayılı İş Kanunu, bu olağanüstü durumu özel bir madde (Madde 25/IV) ile düzenleyerek hem işverenin ticari faaliyetlerinin aksamasını önlemeyi hem de işçinin kazanılmış haklarını korumayı hedeflemiştir.
Haklı Nedenle Fesihte "İhbar Süresi" Şartı
İş Kanunu'na göre işveren, işçisi tutuklandığı gün sözleşmesini hemen iptal edemez. İşçinin devamsızlığının, Kanun'un 17. maddesinde belirtilen ve işçinin kıdemine göre değişen (2 ile 8 hafta arası) bildirim (ihbar) sürelerini aşması gerekmektedir. Eğer işyerinde imzalanmış bir Toplu İş Sözleşmesi (TİS) var ve bu süreler artırılmışsa, TİS'teki uzatılmış süreler dikkate alınmak zorundadır (Yargıtay 9.HD. Onaması).
Sözleşmenin Askıda Kalması
İşçinin tutuklu kaldığı ve henüz ihbar süresinin dolmadığı bu bekleme döneminde iş sözleşmesi "askıda" kabul edilir. İşveren bu süre zarfında işçiye ücret ödemek veya SGK primini yatırmak zorunda değildir.
İşyerinde İşlenen Suçlarla Karıştırmayın
Bu kanun maddesi yalnızca işçinin işyeri dışında işlediği suçlar için geçerlidir. Eğer suç işyerinde işlenmişse (hırsızlık, kavgaya karışma vb.), İş Kanunu Madde 25/II "Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık" devreye girer ve tazminatsız anında fesih yapılır.
Yargıtay Kararı: "Kıdem Tazminatı Ödenmelidir"
İşverenlerin en çok yanıldığı nokta, cezaevine giren işçiye tazminat ödenmeyeceği algısıdır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre; işçinin işyeri dışında işlediği bir suç nedeniyle hapse girmesi sonucu oluşan devamsızlık, işçinin iradesi dışında gelişen zorlayıcı bir nedendir. İşçi, işlediği suçtan dolayı ceza hukuku bağlamında zaten cezalandırılmaktadır; bunun üzerine bir de "kıdem tazminatından mahrum bırakılarak ikinci kez cezalandırılması" hukuka aykırıdır. Bu sebeple işveren, bir yılı doldurmuş işçinin kıdem tazminatını ödeyerek çıkışını vermek zorundadır.
İstisna Durum: İşçinin Firar Etmesi (Kaçması)
Yüksek Mahkemenin bir başka emsal kararına göre; işçi suç işledikten sonra polise veya savcılığa teslim olmayıp kaçarsa (firar ederse), henüz ortada resmi bir "tutukluluk veya gözaltı" hali oluşmamıştır. Bu durumda işçinin devamsızlığı mazeretsiz sayılır (İş Kanunu Madde 25/II). İşveren tutanaklarını tutarak sözleşmeyi kıdem ve ihbar tazminatı ödemeden derhal feshedebilir.
| Suçun ve Feshin Mahiyeti | Kıdem Tazminatı | İhbar Tazminatı |
|---|---|---|
| İşyeri Dışında Suç İşleyip Tutuklanma (Md. 25/IV) | ÖDENİR | ÖDENMEZ |
| İşyeri İçinde Suç İşleme (Ahlak Kuralları Md. 25/II) | ÖDENMEZ | ÖDENMEZ |
| Suç İşleyip Firar Etme / Kaçma (Mazeretsiz Devamsızlık) | ÖDENMEZ | ÖDENMEZ |