Küresel dalgalanmalar ve döviz kurlarındaki yüksek oynaklık, dış kaynak (kredi) ve ithal hammadde kullanan şirketlerin bilançolarında hasarlara yol açmaktadır. Ticari faaliyetlerinden esas kâr elde eden köklü şirketler, bilançodaki kur farkı zararları yüzünden kağıt üzerinde sermayesini kaybetmekte ve Teknik İflas sarmalına girmektedir.
2026 Asgari Sermaye Artırımı ve İnfisah Riski
Teknik iflas sürecinin en kritik tetikleyicilerinden biri de güncellenen asgari sermaye tutarlarıdır. Yasal düzenlemelere göre, 2026 yılsonuna kadar anonim şirketlerde en düşük sermaye tutarının 50.000 TL’den 250.000 TL’ye, limited şirketlerde ise en düşük sermaye tutarının 10.000 TL’den 50.000 TL’ye çıkartılması gerekmektedir.
Eğer yasal bir uzama gelmezse ve bu sermaye artırımı işlemi yılsonuna kadar yapılmamış olursa şirket infisah (kendiliğinden sona erme) durumu ile karşı karşıya kalacaktır. Şirket sermayesini artırma planı varsa, öncelikle şirketin özkaynaklarına bakılarak teknik iflas veya borca batıklık durumu olup olmadığının kontrol edilmesi şarttır.
Borca Batıklığın Şirkete ve Yöneticilere Zararları
Bilançoda borca batık durumun oluşması halinde, şirketler özellikle bankalar nezdinde kredi alamama veya mevcut kredilerin geri çağrılması tehlikesiyle karşılaşır. Ayrıca tedarikçilerden mal tedarik edememe ve hatta operasyonel kilitlenme nedeniyle personel maaşlarını dahi ödeyememe gibi vahim durumlar ortaya çıkabilir. Şirket aktiflerinin borçlarını karşılayamaması (TTK 376) durumunda, yönetim kurulu iflas istemiyle mahkemeye başvurmazsa şahsi sorumluluk riski doğar.
Borca Batıklık ve Teknik İflas Nasıl Hesaplanır?
İlgili düzenleme Türk Ticaret Kanunu'nun 376. Maddesinde açıkça yer alır: Son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer.
Hesaplama Örneği: Bir şirketin 1.000.000 TL sermayesi, 300.000 TL yasal yedeği ve -900.000 TL geçmiş yıl zararı olduğunu varsayalım. Toplam özkaynak 400.000 TL'dir. Sermaye ve yasal yedeklerin toplamı olan 1.300.000 TL'nin üçte ikisi (2/3) 866.666,67 TL'ye tekabül eder. Özkaynak toplamı olan 400.000 TL, bu tutarı karşılamadığı için şirket teknik iflastadır. Başka bir hesaplama yöntemiyle; sermaye ve yasal yedeklerin 1/3'ü olan 433.333,33 TL'nin altına düşen bir özkaynak (400.000 TL), şirketin borca batık olduğunu kanıtlar (Olması gereken tutardan 33.333,33 TL eksiktir).
Kur Farkı İstisnası (Bilanço Temizliği)
Ticaret Bakanlığı'nın "TTK 376 Uygulamasına İlişkin Tebliğ"inde yaptığı güncellemeyle; şirketlerin henüz ifa edilmemiş (ödenmemiş) yabancı para cinsi yükümlülüklerinden doğan kur farkı zararlarının tamamı, borca batıklık (TTK 376 ara bilançosu) hesaplamalarında zarar kaleminden sayılmayacaktır. Bu hak, şirketlere bilançolarını yasal olarak temizleme fırsatı sunar.
Zararın Ortaklara Dağıtılması ve Muhasebe Kaydı
Eğer kur farkı istisnasına veya sermaye artırımına rağmen şirket faaliyetlerine devam etmek ve borca batıklık durumundan kurtulmak isterse, kullanılabilecek en kolay yöntemlerden biri yönetim kurulu kararı alınarak zararın ortaklara dağıtılmasıdır.
| Hesap Adı | Borç (TL) | Alacak (TL) |
|---|---|---|
| 131 Ortaklardan Alacaklar Hesabı | 1.500.000,00 | - |
| 580 Geçmiş Yıllar Zararları Hesabı | - | 1.500.000,00 |
| Hesap Adı | Borç (TL) | Alacak (TL) |
|---|---|---|
| 102 Bankalar Hesabı | 1.500.000,00 | - |
| 131 Ortaklardan Alacaklar Hesabı | - | 1.500.000,00 |