Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli (2026/60 ve 2026/61 sayılı) bültenleriyle, TEFAS’ta işlem gören toplam 131 yatırım fonunu alım-satıma kapatması ve tasfiye kararı alması, şirket bilançolarında eşine az rastlanır bir nakit krizine neden olmuştur. Toplam büyüklüğü yaklaşık 826 milyar TL’yi bulan ve özellikle ticari işletmelerin, start-up'ların ve e-ticaret firmalarının "likit nakit" olarak değerlendirdiği bu varlık kütlesinin bloke olması, şirketlerin dönem sonu muhasebe ve değerleme politikalarını temelden sarsmıştır.
Likidite Kaybı ile "Gerçekleşmiş Vergi Zararı" Arasındaki Çizgi
İşletme sermayesini (örneğin 10 Milyon TL) bir serbest fona veya hisse senedi fonuna yatıran şirketlerin bugün karşılaştığı ilk soru şudur: "Fon satılamıyorsa, bu 10 Milyon TL'yi hemen bilanço zararı olarak yazabilir miyiz?"
Vergi hukuku açısından bu sorunun cevabı kesin olarak hayırdır. Fonun alım-satımının durdurulması geçici bir likidite kaybıdır; ekonomik varlığın sıfırlandığı anlamına gelmez. Tasfiye süreci üç aydan altı aya uzatılmış olsa dahi, portföy içindeki varlıklar nakde çevrildikçe yatırımcılara ara ödemeler yapılabilecektir. Örneğin, 10 Milyon TL yatırılan bir fon tasfiye sonunda şirkete 7 Milyon TL olarak dönerse, 3 Milyon TL'lik ekonomik kayıp ancak tasfiye resmen tamamlandığında kesinleşmiş ve muhasebeleştirilebilir hale gelir.
Şüpheli Ticari Alacak Karşılığı Ayrılabilir mi?
Tasfiyeye giren fon tutarları için bilançoda "Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı (VUK 323)" ayırmak ve bunu vergi matrahından düşmek son derece hatalı bir yaklaşımdır. Söz konusu tutar, ticari bir mal veya hizmet satışından doğan bir "müşteri alacağı" değildir; sermaye piyasası aracıdır. Varlığın hukuki niteliği değişmediği için, VUK kapsamında menkul kıymet değer düşüklüğüne yönelik genel bir karşılık ayrılamaz. Hatalı karşılık ayırmak ağır vergi cezalarına neden olur.
VUK 279 Kapsamında Fon Değerlemesi
Tasfiye sürecindeki bir fonun dönem sonunda bilançoda hangi değerle gösterileceği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) 279. maddesine tabidir.
Eğer fon portföyünün en az %51'i Türkiye'de kurulmuş şirketlerin hisse senetlerinden oluşuyorsa, bu fon katılma payları alış bedeliyle değerlenmeye devam eder. Bunun dışında kalan menkul kıymetler için ise borsa rayici veya fon kurucusu tarafından açıklanan son net aktif değer (katılma payı değeri) esas alınır. SPK'nın değerleme mekanizmalarını durdurduğu veya gerçek ekonomik değerin çok saptığı kriz durumlarında, ekranda görünen son sanal değer ile şirketin fiilen tahsil edeceği değer arasındaki sapma, değerleme ilkelerinde hukuki belirsizlikler yaratmaktadır.
KVK Madde 5 ve "Zarar Kabul Edilmeme" Riski
CFO'ların ve şirket yöneticilerinin karşı karşıya kaldığı en büyük vergi riski Kurumlar Vergisi Kanunu'nun (KVK) 5'inci maddesinin üçüncü fıkrasında gizlidir.
| Fonun Vergi Niteliği | Elde Edilen Kârın Durumu | Oluşan Zararın Vergi Matrahına Etkisi |
|---|---|---|
| Vergiye Tabi Fon (Örn: Döviz/Eurobond Fonları) | KVK kapsamında kurumlar vergisine tabidir. | Tasfiye sonucu oluşan kesin zarar, şirketin diğer faaliyet kârlarından (operasyonel cirodan) doğrudan indirilebilir. |
| İstisna Kapsamındaki Fon (Örn: Girişim Sermayesi) | KVK Madde 5 kapsamında kurumlar vergisinden %100 istisnadır. | KVK 5/3 gereği; fon kârı vergiden istisna olduğu için, bu fondan doğan tasfiye zararları diğer vergiye tabi kurum kazançlarından İNDİRİLEMEZ (KKEG yazılır). |
Eğer bir şirket, vergi istisnasından yararlandığı bir fonda (örneğin Gayrimenkul Yatırım Fonu veya Girişim Sermayesi Yatırım Fonu) tasfiye nedeniyle 3 Milyon TL zarar ederse, şirket yönetimi bu zararı "Nasıl olsa şirketin diğer yazılım/ticaret satış kârından düşeriz" diye planlayamaz. KVK 5/3 kuralı; "İstisna kapsamındaki faaliyetlerden doğan zararlar, vergiye tabi diğer kurum kazançlarından indirilemez" der.
Tasfiye Sonu Örnek Yevmiye Kaydı
10 Milyon TL maliyetle alınan fonun, altı aylık tasfiye süreci sonucunda şirketin banka hesabına 7 Milyon TL olarak aktarıldığı ve fonun vergiye tabi bir fon (istisna dışı) olduğu varsayımıyla yapılacak mahsup kaydı şu şekildedir:
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Kapatılan fondaki paramız için hemen gider (zarar) yazabilir miyiz?
Tasfiye sonucunda oluşan kayıp, şirketimizin operasyonel kârından düşülebilir mi?
Tasfiye sürecindeki fonlarda SPK değerlemesi durduğunda bilanço değeri ne olmalıdır?
Yayın Tarihi: 21 Eylül 2026
İçerik & Mesleki İnceleme: SMMM Ayşe Nil Boyacıoğlu | Referans: 213 Sayılı VUK Madde 279, 5520 Sayılı KVK Madde 5 ve SPK 17.09.2026/60-61 Sayılı Kararları