İçeriğe geç
İMM Aile ve Vergi Hukuku Kurulu Onaylı Rehber
MİRAS VE VERASET İNTİKAL VERGİSİ

Aile Hukuku ve Vergide İnce Çizgiler: Miras, Mal Rejimi Tasfiyesi ve 35/A Muafiyeti

Vefat eden eşin ardından miras tasfiyesinden önce yapılması gereken yasal mal rejimi tasfiyesi, şirket hisselerinin VİV karşısındaki değerlemesi ve Avukatlık Kanunu 35/A uzlaşma tutanaklarındaki yasal muafiyetler.

Hayatın doğal akışı içinde evlilikler ne kadar hukuki bir ortaklıksa, bu ortaklığın ölüm veya ayrılıkla son bulması da bir o kadar karmaşık hukuki süreçleri beraberinde getirir. Yakın zamanda Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen iki yeni özelge, aile hukuku ile vergi hukukunun kesiştiği çok hassas noktalara ışık tutmaktadır.

Dönüm Noktası: 1 Ocak 2002 Türk Medeni Kanunu Reformu

Özelgelerin ve bugün karşılaştığımız hukuki uyuşmazlıkların temelini anlamak için öncelikle 1 Ocak 2002 tarihine geri dönmemiz gerekir. Bu tarihte yürürlüğe giren 4721 sayılı yeni Türk Medeni Kanunu, aile hukukunda devrim niteliğinde bir değişikliğe imza atmıştır.

2002 Öncesi Dönem (Mal Ayrılığı)

Bu tarihten önce evlenen çiftler için yasal mal rejimi "Mal Ayrılığı" idi. Evlilik birliği içinde kim hangi malı kendi adına satın aldıysa, o mal sadece o kişiye ait sayılıyordu. Ölüm durumunda, eşin diğerinin malları üzerinde yasal bir paylaşım hakkı (katkı payı hariç) bulunmuyordu.

2002 Sonrası Dönem (Katılma Rejimi)

1 Ocak 2002 itibarıyla yasal mal rejimi "Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi" oldu. Bu sistemde, evlilik birliği süresince emek karşılığı edinilen tüm varlıklar edinilmiş mal kabul edilir ve rejimin (vefatla) sona ermesi durumunda eşler arasında yarı yarıya paylaştırılır.

Mirastan Önce "Mal Rejimi" Tasfiye Edilir

Vefat eden eşin bir şirkette yüzde 29,70 oranında hissesi bulunduğunu varsayalım. Gelir İdaresi'nin (10.04.2026 tarihli) özelgesine konu olan olayda; bu hisselerin yüzde 12,02'lik kısmı 2002 yılı öncesinde, kalan yüzde 17,68'lik kısmı ise 2002 yılından sonra edinilmiştir.

Eşlerden biri vefat ettiğinde, ilk olarak aile hukuku kaynaklı Mal Rejiminin Tasfiyesi yapılır. Sağ kalan eş, evlilik birliği içinde edinilen mallar üzerindeki katılma alacağını aldıktan sonra, ölen eşe ait kalan net malvarlığı (tereke) mirasa konu olur.

İdarenin Görüşü: Murisin 2002 yılı öncesinde edindiği %12,02'lik hisse doğrudan terekeye dahil edilmelidir. Ancak 2002 yılı sonrasında edinilen %17,68'lik şirket hissesinin tamamı doğrudan miras ortaklığına katılamaz. Önce mal tasfiyesi yapılmalı, kalan net kısım Veraset ve İntikal Vergisi (VİV) beyannamesine konu edilmelidir.

Şirket Hisseleri Beyan Edilirken Nasıl Değerlenecek?

Miras kalan varlık bir anonim şirket ortaklığı payı olduğunda, intikal eden servet unsuru şirketin bilançosundaki "ticari sermaye" değil, doğrudan "hisse senedidir". İlk tarhiyatta hisseler borsada kayıtlı ise; ölüm tarihinden önceki üç yıl içindeki en son muamele değeri esas alınır. Borsada kayıtlı değilse; hisseler doğrudan itibari (nominal) değeriyle değerlenip beyan edilir.

VİV Kanunu Madde 10: İki Aşamalı Beyan Süreci
Tarhiyat Aşaması Uygulama ve Değerleme Yöntemi
1. İlk Tarhiyat (Mükellefin Beyanı) Mirasçılar varlıkları VİV kanunundaki özel ölçülere (borsa rayici veya itibari değer) göre değerleyerek ilk beyanı sunar.
2. Nihai Tarhiyat (İkmal Etme) İdare, intikal eden malların Vergi Usul Kanunu'na (VUK) göre kesin değerlerini bulur ve vergileri buna göre ikmal eder.

Avukatlık Kanunu 35/A Uzlaşma Tutanaklarında Damga Vergisi Muafiyeti

Mirasçılar ve sağ kalan eş, aralarındaki bu karmaşık mal rejimi tasfiyesini mahkemeye gitmeden, Avukatlık Kanunu’nun 35/A maddesi kapsamında düzenlenen bir uzlaşma tutanağı ile çözmek isterlerse vergi boyutu ne olur?

Normal şartlarda Damga Vergisi Kanunu'na göre belli bir parayı ihtiva eden sulhnameler ve sözleşmeler nispi damga vergisine tabidir. Ancak Gelir İdaresi'nin (06.04.2026 tarihli) özelgesine göre; 35/A maddesi kapsamında düzenlenen uzlaşma tutanakları, İcra ve İflas Kanunu uyarınca doğrudan ilam (mahkeme kararı) niteliğindedir.

Mahkeme kararları tarafların kendi iradeleriyle oluşturduğu basit bir sözleşme değil, kamusal bir hüküm olduğundan, bu uzlaşma tutanakları damga vergisi hesaplanmasından tamamen muaftır. Bu durum, mirasçıların tasfiye sürecini mahkemesiz, çok daha hızlı ve masrafsız çözmesinin önünü açmaktadır.

Miras ve Vergi Hukuku Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Miras kalan mallar satılırken gelir vergisi (değer artış kazancı) ödenir mi?
Hayır. Miras yoluyla ivazsız (karşılıksız) olarak intikal eden gayrimenkullerin veya varlıkların daha sonra elden çıkarılması (satılması) durumunda, satış ne zaman yapılırsa yapılsın 5 yıllık elde tutma kuralı aranmaz ve Değer Artış Kazancı Vergisi doğmaz. Sadece intikal aşamasında Veraset ve İntikal Vergisi ödenir.
Eşin vefatında tüm mallar doğrudan mirasa mı girer?
Hayır. 1 Ocak 2002 tarihinden sonra evlilik birliği içerisinde emek karşılığı edinilen mallar için öncelikle "Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi" gereği eşler arası mal tasfiyesi yapılır. Sağ kalan eşin yasal hakkı (yarı yarıya) verildikten sonra, kalan net kısım (tereke) mirasa girer.
Avukatlık Kanunu 35/A uzlaşma tutanakları neden damga vergisinden muaftır?
Avukatlar ve müvekkilleri tarafından karşılıklı imzalanan ve kanuni şartları taşıyan 35/A uzlaşma tutanakları, İcra ve İflas Kanunu anlamında "ilam (mahkeme kararı)" niteliği taşır. Mahkeme kararları Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı tabloda vergiye tabi kağıtlar arasında sayılmadığı için damga vergisinden muaftır.
Uzmana Danışın
WhatsApp Destek