İthalat yapan ve yüksek vergi yükleriyle boğuşan şirketler için KDV İndirim Hakkı, ticari faaliyetin sürdürülebilmesi için hayati öneme sahiptir. Verginin işletme üzerinde kalması (maliyetleşmesi), dolaylı olarak ürün fiyatlarını artırır ve şirketin küresel piyasalardaki rekabet gücünü yok eder.
Şirketler İçin Maliyet Krizi: KDV Sistematiği Zedelendi
7846 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile ithalatta oluşan gözetim matrah farkları üzerinden ödenen KDV'nin indirim hakkının iptal edilmesi; verginin kendi sistematiğini bozarak, KDV'yi şirketlerin sırtında kalıcı bir maliyete dönüştürmüştür. İthalatın sınırlandırılması gümrük vergileriyle yapılmalıyken, bunun KDV mekanizması üzerinden yapılması hukuki öngörülebilirliği sarsmıştır.
1 Ocak 2026'dan İtibaren Getirilen Yeni Bildirim Yükümlülüğü
Mükelleflerin sadece vergiyi maliyetleştirmesi yetmemekte, 57 Seri No.lu KDV Genel Tebliği kapsamında şirketlerin altışar aylık dönemler (01.01-30.06 ve 01.07-31.12) halinde ağır bir raporlama sürecine girmesi gerekmektedir:
İlgili altışar aylık dönem itibarıyla ithalat bedeli 2.600.000 TL'yi aşmayan mükellefler, kısıtlanan KDV'yi indirim konusu yapıp yapmadıklarını, dönemi izleyen ayın sonuna kadar bağlı oldukları vergi dairesine resmi bildirimle tevsik etmek zorundadır.
İthalat tutarı bu sınırı aşan firmalar için beyan yeterli değildir; indirim durumunun Özel Amaçlı Yeminli Mali Müşavir (YMM) Raporu ile belgelendirilmesi ve izleyen ayın sonuna kadar daireye sunulması zorunludur. İthalatın yapıldığı yıl için Tam Tasdik sözleşmesi bulunanlar bu özel rapordan muaftır.
Not: Gelir İdaresi Başkanlığı'nın (GİB) 2.600.000 TL altı işlemler için bildirimin hangi formatta (sistem üzerinden mi dilekçe ile mi) yapılacağına dair henüz net bir ekran açmamış olması, mükellefler tarafında bildirim belirsizliği yaratmaktadır.
Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) KDV İptal Kararı Ne Diyor?
7846 sayılı Kararın dayanağı olan KDV Kanunu 36. Madde, yürütmeye "KDV iade hakkını kaldırma" yetkisi vermişti. Ancak Anayasa Mahkemesi (Esas 2024/54) verdiği tarihi iptal kararıyla bu yetkiyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir.
Yüksek Mahkeme özetle demiştir ki: "Vergiye ilişkin temel hak ve yükümlülüklerin kapsamı, yürütmenin (idarenin) sınırsız takdirine bırakılamaz. Yasama organı (Meclis), sınırları net çizilmemiş bir vergilendirme yetkisini devredemez."
CFO'lar İçin Çözüm: "İhtirazi Kayıtla Dava Açma" Stratejisi
KDV iadesini iptal eden yetki Anayasa'ya aykırı bulunduğuna göre, aynı maddeye dayanan "İndirim Hakkını İptal Eden" 7846 sayılı Karar da anayasal bağlamda (7. ve 73. maddeler) hukuken sakat (yetki aşımı) durumundadır. Bu vergi kilitlenmesinden kurtulmak isteyen şirketlerin izlemesi gereken yasal prosedür şunlardır:
Adım 1: Beyannamenin "İhtirazi Kayıt" İle Verilmesi
Mükellef şirket, ithalattan doğan ve indirimi 7846 sayılı kararla yasaklanan KDV tutarlarını beyan ederken (KDV-1), beyanname sistemine "İhtirazi Kayıt (Çekince)" şerhi düşerek, bu verginin tahakkukunu dava edeceğini vergi dairesine resmi olarak bildirir.
Adım 2: 30 Gün İçinde Vergi Mahkemesinde İptal Davası
İhtirazi kayıtla verilen beyannamenin tahakkuk ettiği tarihten itibaren en geç 30 gün içinde Vergi Mahkemesinde, Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri (Yasama yetkisinin devredilmezliği) emsal gösterilerek dava açılır.
Adım 3: Somut Norm Denetimi ile AYM'ye Taşınması
Vergi Mahkemesi, davanızdaki Anayasa'ya aykırılık iddiasını ciddi bulduğunda, dosyayı "Somut Norm Denetimi" yoluyla doğrudan Anayasa Mahkemesine gönderir. Şirketiniz bu sayede sadece kendi vergi yükünden kurtulmakla kalmaz, emsal bir hukuki kazanım elde eder.
| İthalat Tutarı (6 Aylık) | Beyan / Tevsik Yöntemi | Son Bildirim Tarihi |
|---|---|---|
| 2.600.000 TL Altı | Vergi Dairesine Bildirim Dilekçesi | Dönemi İzleyen Ayın Sonu |
| 2.600.000 TL Üzeri | Özel Amaçlı YMM Raporu | Dönemi İzleyen Ayın Sonu |
| 2.600.000 TL Üzeri (Tam Tasdikli) | Tam Tasdik Raporuna Ek Açıklama | Yıllık Kurumlar Rapor Süresi |